Atatürk’ün Öğretmenlere Emanet Ettiği Yeni Nesli Erdoğan İmamlara Verdi

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İslam’ı Türk’ten, Türk’ü de Din-i Mübin-i İslam’dan koparan, ayrıştıran, arasına sahte duvarlar ören anlayışın bu topraklarla hiçbir illiyeti yoktur. Son dönemde Türkiye karşıtı kimi çevreler tarafından aynı amaca hizmet eden çift kulvarlı bir kampanya yürütüldüğünü görüyoruz. Bunlardan ilki, lümpen faşistlerin gündeme getirmeye çalıştığı “İslamsız Türklük” tanımlarıdır.” demişti.

Diyanet Akademisi Başkanlığı 1. Dönem Aday Din Görevlileri Mezuniyet Merasimi’nde de konuşma yaparak “Ben karşımdaki hocalarımdan bunu bekliyorum. İnşallah erkeğiyle kızıyla yeni nesli, bu şekilde siz yetiştireceksiniz. Din görevlilerimizin kendilerini camilerle ve Kur’an kursları ile sınırlamaları asla düşünülemez İmam demek aynı zamanda içinde yaşadığı halkın önderi ve parmakla gösterilen örnek şahsiyeti demektir. Bunu irşat vazifesi başta olmak üzere tebliğ, tebyin (Kuran’da Allah tarafından yasaklananları açıklayıp anlatma) ve temsil görevinizi hakkıyla yerine getirmek her birinizin asli sorumluluğudur.” sözlerine imza atmıştı.

ATATÜRK ÖĞRETMENLERE ETMİŞTİ ERDOĞAN İSE İMAMLARA

Gazeteci-yazar Murat Yetkin, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imamlara yönelik “İnşallah erkeğiyle kızıyla yeni nesli, bu şekilde siz yetiştireceksiniz” açıklamasını değerlendirerek, “Atatürk yeni nesli öğretmenlere emanet etmişti, Erdoğan imamlara etti” görüşünü aktardı. Yetkin şöyle devam etti:

“Konuşma başka açılardan da tarihi sayılırdı.

Örneğin Erdoğan’a göre, İslamsız Türklük tanımlayanlar “lümpen faşistlerdi”. Tarih kitaplarına göre de “Türk demek aynı zamanda Müslüman demekti”.

Erdoğan’ın konuşmasında en çok ilgi çeken bölüm şeriat savunusuyla ilgili bölüm oldu. Şunları söyledi:

“İslam’ın hayata dair kurallarının bütününü temsil eden şeriata düşmanlık, esasında dininin bizatihi kendisine husumettir. İnanıp inanmamak, yaşayıp yaşamamak elbette bir tercih meselesidir ama dinin emirlerine dil uzatmak başka bir konudur.”

Buna göre yaşayıp yaşamamak, aslında Erdoğan’ın da vurguladığı gibi bireysel tercih meselesidir. Türkiye’de kimsenin kendi tercih alanında Sünni Şeriat kurallarına göre yaşamasında bir sorun olduğunu sanmıyorum bugün.

Sorun Türkiye Cumhuriyet’inin şeriat kurallarına göre yönetilip yönetilmeyeceğidir.

Erdoğan, Türkiye’nin şeriat devletine dönüşmesine karşı durmayı, dine hakaretle eş tutmaya kapı açtı.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*